2 Ağustos 2011

rain






                                                                          




yağmur yağsa. biraz yağsa. denize yağsa, çinko çatıya, çöle, afrika'ya... en çok da afrika'ya yağsa. toprakla birleşince yayılan, dünyanın o en güzel kokusuna kesilse dünya. toprakta incecik ilerleyen yollar bulsa damlalar. milyonlarca yol oluşsa böyle, önce yavaş, sonra hızlanarak... oluklardan inse, yol kenarlarından hızla geçip mazgallardan aşağı düşse gürültüyle. bahçelere yol bulsa, çiçek diplerine sapsa, karanfillere, domateslere, kabak çiçekleri sevinerek açsa. sonra birleşse yollar, kavuşsa bir yerde, minicik bir göl olsa. göl olmasa da olur. ama yağsa...



fotoğraf buradan



27 yorum:

  1. Yağsın su birikintilerine ayağımızla vurup ıslanalım isterim ben

    YanıtlaSil
  2. hı hımm. öyle de ıslanalım. yağmurdan hiç kaçmasak, eve sırılsıklam dönsek. mavi, hatta yoldan geçen arabalar üstümüze su sıçrattığında bile küfretmesek, yağmur suyu ya. serin serin. ıslanıp yürüsek:)

    YanıtlaSil
  3. bayılırım yağmura.
    foto ne kadar güzel.

    YanıtlaSil
  4. deep, fotoğraf çok güzel. tumblr sayfama da almıştım bir kaç ay önce. benim yağmura hasretimi azdıran aslında bu korkunç sıcak değil, müzik oldu. gece bu müziği dinlerken, yağmuru dayanılmaz özledim. sesini dinledim müziğin içinde, başlamasını önce sakin sonra şiddetlenerek yağışını. defalarca dinledim:)

    YanıtlaSil
  5. evet. hissedebildim inan sölediklerini.

    YanıtlaSil
  6. "ama yağsa..."

    ardından güneş doğsa, toprak kokusuyla çiçek tohumlarının nikahını kıysa, toprak biraz kavrulduktan sonra tekrar yağsa....

    gibi birşeyler yazmıştım daha önce, spam engeline mi takıldı, yoksa beceremedim mi.

    YanıtlaSil
  7. ama hiç gelmedi o yazdıkların. hay allah.

    yağmur yağmadı ama, dün geceden beri serin bir rüzgar çıktı. ilk defa deliksiz uyudum bu gece. sevgili zihni, yine de umutluyum, belki yağar...

    YanıtlaSil
  8. dün gece seyrettiğim filmde, paris'in onarıldığı için kullanılamayan çok eski bir köprüsünde yaşayan iki evsiz vardı. sonra uzun süre görüşemediler, birbirlerinden uzak yerlere savruldular. aylar sonra, köprünün yeniden ulaşıma açılmasından sonraki günlerde, tam ortasında bir yerde buluştular. nasıl güzel kar yağıyordu. lapa lapa. sarıldılar tam, saçları bembeyaz kar, hatta oğlanın ayağı kaydı düştü, çok güldüler. beni o sahne de serinletmiş olabilir. bilemiyorum tam şimdi:)

    YanıtlaSil
  9. Yaz yagmuru olsa soyle bır yagsa tozu dumanı sıcagi yere indirip nakavt etse bir kaç dakikalığına :)

    YanıtlaSil
  10. vladimir, tozlu ve sapsarı bir örtü var gerçekten. yağınca yere iniverecek, yüzü gözü açılacak manzaranın. ben balkon yıkarken etrafta ulaşabildiğim ne kadar ağaç varsa yukardan su fışkırtıyorum. çok zevkli bi' şey:) ama yağmur istiyorlar tabii:)

    YanıtlaSil
  11. hepsine. ama en çok yıkayışına. zihnimde canlandırdım da. pek neşeli olsan gerek o anda.
    :)

    YanıtlaSil
  12. sevgili deep, ya filmi anlatışıma gülümsedin sen. veya balkondan aşağıdaki ağaçları yıkamama. her durumda çok güzel bir gülümseme :)

    YanıtlaSil
  13. çook keyifli bir iş. hem de çok:) balkon yıkama veya bahçe sulama işlerini meslek bile edinebilirim, yine de sıkıcı gelmez. hem de çok isterim:)

    YanıtlaSil
  14. tamam uygun bence. sen bahçe site sulamacısı ol yazın. ek gelir de olur. hep ıslak da gezersin. oh ne ala.
    :)

    YanıtlaSil
  15. her durumda çok güzel bir gülümseme.
    :)

    YanıtlaSil
  16. En çok ta yağmurlu havaları severim

    YanıtlaSil
  17. sevgili güneş, ben de çok seviyorum. özellikle bu kadar özletmişse. ama o koyu gri hava uzun ve günlerce hiç açılmadan devam edince depresyona girmekten korkuyorum.

    YanıtlaSil
  18. profösör merhaba,

    bu şarkı yağmur duası gibi. ama yağmuru getirecek kadar güzel değil gibi di mi:)

    YanıtlaSil
  19. Yağsa keşke yağsa.
    Ekmek olsa, su olsa minicik bedenlere de öyle yağsa. Kirinden pasından arındırarak dünyayı, yoksulluğu yağsa.
    Sonra da bize yağsa şimdi en son bize yağsa. Yokluğu canımızı başkaları kadar yakmadığından en son bize yağsa.
    Öpüyorum canım
    Nehirida
    ebru

    YanıtlaSil
  20. evet ebrucum! önce, hemen, acilen afrika'ya yağsa. kavruldular. bedenleri de toprak gibi kurudu, çatladı. bebekler hızla ölüyorlar:(

    canım evet, biz bekleriz. hiç de hayati değil bizim için. şimdilik. yeter ki onlar kurtulsun. susuzluktan ölmesinler. kana kana su içerken biz...

    YanıtlaSil
  21. Yeşil kurşun kalem ve Rimbaud, nasıl da şahane bir ikili olmuşlar.

    YanıtlaSil
  22. evet! sevgili hegesias. uzun uzun bakıp durmuştum. bir de kurşun kalem nasıl ısırılmıştı farkettin di mi. şahane ikiliydi gerçekten. rilke kitabı ve onu tutan uzun parmaklar gibi veya güneş doğmayan odanın kuytularında morrison'ın güzel asık suratıyla karşılaşmak gibi, ya da gecenin o kadar da gece saatinde syd ve rick için, evi inleterek pink floyd şarkıları çalmak gibi. şahane...

    YanıtlaSil
  23. canım aglea,

    çok sevdiği rüzgarın elini bırakıp hangi yağmurun damlasına tutunsa saçlarım, gözlerimi açıp kapatıncaya kadar yanında olurum?

    yine hayali bir koltukta oturmuşuz sen "bak min'el yağmur başladı" diyorsun sevinçle. ben de gülümseyip hayali mavi saçlarını örüp bulutlara selam duruyorum.

    ve sonra limon bahçemize kanat çırpıyoruz birlikte.yağmurdan sonraki çim kokusu nasıl da güzeldir.hadi,şimdi...

    YanıtlaSil
  24. mavi mektubuna bakıp duruyorum ben de. nefes aldırıyor canım benim:)

    YanıtlaSil